Buhara Pilavı PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 10 Aralık 2009 23:11

BUHARA PİLAVI

 

    Bu Pilavı Özbek Türkleri Adana’ya göçtüklerinde yapmışlardır. İlk kez Adana’nın Yavuzlar Mahallesine yerleştirilen Özbek Türkleri benim şahsen kadim dostlarımdır. Özbekistan’dan Stalin’in zulmünden savaşarak kaçan Özbek Türkleri, Afganistan’a sığındılar. Oradan Türkiye’ye getirilerek Yavuzlara yerleştirildiler.

 

 

  Bizim yüce gönüllü Halkımızda bölgesel nitelendirme oldukça farklı gelişmiştir. Bu nitelendirme gerçeği yansıtmaz. Birinci Dünya savaşından sonra Enver Paşa Orta Asya Türklerini tek bayrak altında toplamak ve onlara özgürlüklerini kazandırmak için savaşmaktaydı. Bu Savaşta Enver Paşa’nın yanında savaşan Fettah Hoca adındaki Türkistanlı Bilgin Ulukışla’nın Kılan şimdi Aktoprak Kasabasında oturmakta iken onunla ders çalışmış ve feyz almış bahtiyar bir kişiyim. Merhum Fettah Hoca Enver Paşa ile savaşırken Enver Paşa kendi yanında şehit düşmüştür. Enver Paşa ile birlikte Ruslara ve Çinlilere karşı savaşan Orta Asya Türkleri, Enver paşa’nın şehid düşmesinden sonra büyük kafileler halinde savaşa-savaşa Himalaya dağlarına kadar ulaşmışlardır. Himalaya’larda oksijen azlığından ötürü sekiz bin kadar Türk şehit olmuş, oralarda kalmıştır. Geri kalanı büyük kafileler halinde Hindistan’a İngilizlere sığınmışlardır. Bunlar uzun süre Delhi’de kalmış, daha sonra Hicaz’a gitmişler, oradan da işlemleri tamamlanarak Türkiye’ye getirilmişlerdir.

   Niğde İl’imizin Ulukışla İlçesi, Kılan Köyü, şimdiki adı Aktoprak Beldesine yerleştirmişlerdir. Bu Orta Asyalı Türklere Kılan halkı Arap demişlerdir. Çünkü bunlar Hicaz yolu ile Türkiye’ye kabul edildikleri için böyle nitelendirilmişleridir. Çok âlim, çok fazıl bir kişi olan bu ekibin önderine de Arap Hocası demişleridir. Şimdi bile onun çocuklarına Arap Hocanın Ahmet, arp Hocanın Mehmet, Arap Hocanın Hüseyin demeden kimse onları tanımaz. Oysa bunlar öz be öz Türk oldukları halde halk böyle nitelemektedir. Hatta Doğu Anadolu’dan gelen her kişiye de Kürt derler. Nitekim bizim kendi evimizde işerimizi gören Çukurova’da o zamanlar –TUTMA- olarak adlandırılan işçilerden birisi Erzurum’dan gelmiş idi. Bu kişiye Kürt Abdurrahman demişlerdi. Çünkü halkımıza göre Doğudan gelenlere Kürt denilmektedir. Oysa Rahmetli Abdurrahman amcamız dadaş idi. Doğu ve Güneydoğuda yaşayanların hepsi Kürt değildir. Benim 1960 lı yıllarda görev yaptığım Diyarbakır’da esnaf saf, İstanbul ağzı Türkçe konuşurdu. Kürt diye o zaman Köylerde yaşayanlara derlerdi. Şimdi bile Kafkasya’dan gelenlere Çerkez denilmekte olduğunu görüyoruz. Oysa Kafkasya’da yaşayan Halkların içinde Çerkezler sadece bir bölüktür. Geri kalanların Çerkezlerle bir ilişkileri yoktur.

Türkiye’de yaşayan Kafkasyalıların toplam sayısı 1.550.000. Bir milyon beş yüz elli bin kişidir. Türkiye’de yaşayan Çerkezlerin sayısı sadece 300.000. üç yüz bin kişidir.

 

1- Kindî Felsefî Risaleler. Çeviri-inceleme: Prof. Dr. Mahmut Kaya İz yayıncılık 1994 İstanbul S=4

Yorumlar (2)

Türk
Kılan ne kürt ne arap var Hep Türk yani...istenilenden bu zaten
Türk , Şubat 02, 2010
sa
bu değerli araştırmaları yapanlara teşekkür ederiz
e , Aralık 14, 2009

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Salı, 02 Şubat 2010 13:07
  Video Presenter