Hayata Bağlanmak PDF Yazdır e-Posta
Süleyman Güven tarafından yazıldı.   
Pazar, 18 Nisan 2010 22:53

 sgvn

     Süleyman GÜVEN

     REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

 

        Hayata Bağlanmak (Yaşama İçgüdüsü)

 

     Artan üzücü olaylar üzerine, rehberlik adı altında bu ilk yazımla herkese merhaba. Günümüz dünyasında insanlar birçok zorluklarla karşılaşmaktadır. Özellikle ülkemizde ekonomik zorluklar başı çekmekte insanlar bu zorluklarını aşamayacak duruma geldiklerini düşündüklerinde canlarına bile kıymaktadırlar. Oysa çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede insanların hayata bağlanmasını sağlayan birçok manevi değerler veya ayetler, hadisler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları: “Sıkıntılardan dolayı ölümü istemeyin! Dayanamayan, "Ya Rabbi, hakkımda yaşamak hayırlı ise, yaşamayı, ölmek hayırlı ise, ölümü nasip et!" desin! (Buhari), “Bir şeyle canına kıyana, Cehennemde onunla azap edilir. (Buhari). Dinimize olduğu gibi farklı bilim adamlarıda insanın yaşama içgüdüsü hakkında çeşitli araştırmalar yapmış ve hayata bağlanmanın sağlanması için nelerin gerekli olduğunu vurgulamışlardır. Örneğin; Victor Emil Frankl logoterapi nin kurucularındandır. Logoterapi yunanca “anlam” demek olan logos ve “terapi” kelimelerinin bileşiminden oluşmaktadır.

     Viktor Emil Frankl yahudi bir ailenin çocuğuydu. Almanya'da Hitler'in iktidarı ele geçirmesi ile birlikte yayılan faşizm ve yahudi düşmanlığı sonucu, Frankl’ın eşi, annesi, babası, kız ve erkek kardeşi ve kendisi Naziler tarafından tutuklanarak, Auschwitz ve Dachau ölüm kamplarına gönderildiler. Nazi toplama kamplarında kız kardeşi ve kendi dışındaki diğer yakınları gaz odalarında öldürüldü.  Auschwitz Toplama Kampı'nda tutuklu olarak kaldığı süre içinde onbinlerce Yahudinin gaz odalarında, işkencede ve ağır çalışma şartları altında öldürüldüğünü gördü. İnsanın ölüm ve acı karşısında aldığı tavır, Logoterapi ekolünü geliştirmesinde etkili oldu. İnsan davranışlarını yönlendiren temel güdü, yaşamda anlam arayışıdır. Bu anlam ise, bireyin kendisi tarafından bulunabilir. Frankl, Auschwitz Toplama Kampı'na tutuklu olarak götürüldüğünde daha önce yayına hazırladığı bir kitabına el konulmuştu. Bu kitabı tekrar yazma konusunda duyduğu derin istek, yaşadığı ağır kamp şartlarında direnmesine ve hayatta kalmasına yardım etmiştir. Frankl, bunu diğer tutuklular da da gözlemlemişti. Geleceğe yönelik hedefleri ve yerine getirilmesi gereken görevleri olduğunu düşünen tutukluların, yaşlı ve güçsüz olmalarına rağmen hayatta kalmayı başarabildiklerini görmüştü.Yaşlı ve güçsüz tutuklular açlık, aşırı soğuk, işkence ve ağır çalışma şartlarına mucizevi bir şekilde direnirken, Genç ve atletik görünümlü ancak yaşama dair hedefleri olmayan tutukluların kamptaki şartlara dayanamadıklarını intihar ettiklerini veya öldüklerini gözlemlemiştir. Frankl'a göre acı da yaşama anlam katan bir durumdur ve eğer acıdan kaçınmak mümkün değil ise acıyı yaşamın bir parçası olarak görmek, insanları intihardan kurtarıyordu ve direnç kazandırıyordu. İnsanlar birçok acılara rağmen bu acılardan intiharla kurtulmak yerine hayata sıkı sıkıya bağlanıyorlardı. Çünkü yaşamaları için bir sebep vardı.

    Burdanda anlaşılacağı gibi insanların varolma sebeplerini sağlayan bir etken yaşama daha sıkı bağlanmalarını ve ne olursa olsun acılarla baş etmeye çalışmalarını sağlamıştır. Her insanın yaşama bağlayan elbette bir sebebi vardır önemli olan bunu farketmek veya farkettirmektir. Yada bu etkeni yaratmaktır. Toplum olarak bizim görevimizde günümüzde çevremizdekileri hayata bağlamak ve birbirimize destek olmaktan geçmiyor mu sizce…

 

Saygılarımla 

Yorumlar (6)

...
babasının oğlu. (kılanlı ali polat)
ziyaretçi , Mart 24, 2011
Evet, Son 15 yıldır, önemli kayıplar oldu ? İntihar olayları, daha önceki yıllara göre daha da çoktu. Bu Eğilimin sosyolojik nedenlerini sorgulamak gerekiyor.
Günümüzde teknolojinin ilerlemesi, bu ilerlemenin her türlü alanda kendini göstermesi, tohumların dahi bilimin ışığında genlerinin değiştirilmesi baş döndürücü hız insanı şaşırtıyor. İçtiğimiz suyun, yeryüzü derinliklerinden hangi katmanlardan geldiği, içtikten sonra bu katmanlardaki madenlerle buluşmasından oluşan kimyasal değişimin sağlığımıza ne kadar etki ettiğini dahi sorguluyoruz.
Necdet , Mayıs 20, 2010
way teyze oğlu
way abi way kıralsın
emre kılınçkaya , Mayıs 04, 2010
...
verdiğin emeğe teşekkur ederım..
PASHA , Nisan 20, 2010
...
TEŞEKKÜRLER KARDEŞ
MAKPINAR , Nisan 20, 2010
Hoşgeldin
Anlatılan olay güzel ve biraz bilimsel olmuş.Aslında insanları ikna eden bilginin kanıtlanmış olması, bu nedenle bilimsel olması güzel. Herkesin çeşit çeşit derdi olabiliyor, bunlara karşı duruş ve çözüm düşünülmesi elbette önemli. Belkide kendimizi biraz bu kampta hissetmelimiyiz acaba? O zaman kaçışın değerini anlayabiliriz.
Administrator , Nisan 18, 2010

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Cuma, 25 Şubat 2011 11:38
  Video Presenter

Son Haber Yorumları

ÇEK bir düğün Hüseyin & M...
helal abime yakışır

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
muttalib misin mutsalakmisin kimsin goster solcular 80 yildi...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
Solcular hiçbir zaman israil borazanciliğı ve amerkan uş...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
463 unutulmus kod.

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
son yorumu yapan arkadas dogru soyluyon solcular olmasa meml...

Neler Yaşamıştık ?
      Nostalji alb
       Bir
    12 Haziran 2
       Du

Son Siirler

bu vatan kimin
iir: Bu Vatan Kimin? ...oku
HAn duvarları
iir: HAN DUVARLARI -Osmanzade Hamdi Bey'e- ...oku
önyargıyı bırak
iir: Önyargıyı bırak sonyargıya bakNiyet okumaya başlama hemenÖnyargıyı bırak sonyargıya bakÖnüne geleni taşlama hemenÖnyargıy...oku