Köy ve Şehir Hangisi ?‏ PDF Yazdır e-Posta
M.Kemal Yalçınkaya tarafından yazıldı.   
Pazar, 11 Nisan 2010 20:04

 

Mustafa Kemal YALÇINKAYA

 

 

 

 


  KÖYDE Mİ YAŞAMALI ŞEHİRDE Mİ?
        
          Türkiye'de 1927 yılında insan nüfusunun yüzde 75 i köy ve beldelerde yaşarken 2009 yılına gelindiğinde bu oran, yüzde 24 e gerilemiştir. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı da 82 yılda yüzde 24 den yüzde 75 e çıkmıştır. 2009 yılı itibariyle ülkenin nüfusu 72 milyon kişi olmuştur.
Bunların % 24 ü olan 17 milyon kişi köy ve beldelerde; % 76 sına tekabül eden 55 milyon kişi de şehirlerde yaşamaktadır.

         Şehirlerin nüfusunun bu kadar aşırı çoğalmasının nedenlerine bakalım.
         1- Kırsal alanlardaki hızlı nüfus artışı
         Artık köylerdede çocuk ölümlerinin azaldığını görüyoruz. 2010 Türkiyesine baktığımızda köylerden şehirlere ulaşım imkanı eskisine göre daha gelişmiş vaziyette, ayrıca bazı köylerde sağlık kuruşlarının bulunması nüfus artışında büyük rol oynamaktadır.
         2-Miras yoluyla tarım alanlarının daralması ve ailelerin geçimini karşılamaması.        
            Şu çarpıklığa bakalım. Hem nüfus artıyor hemde her kişinin sahip olduğu tarım alanı azalıyor.
         3- Kırsal kesimlerde Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği.
         Artık halk; Eğitim olmadan hiçbirşeyin olamayacağının bilincine varmıştır. Bu nedenle okuyabilmek için kentlere göç etmektedirler.
          4- Sanayilerin kentlerde kurulması. 
             Bu nedenlede iş bulma imkanlarının şehirlerde daha fazla olması hasetiyle, köyden kente göç olayı gerçekleşmektedir. Bunun için de köy ve beldelerin nüfusu azalıyor, kentlerin ki ise çoğalıyor.
 
          PEKİ NE YAPMALI ? (Burası çok önemli. iyi okuyun.)
             Ben diyorum ki artık şehirlerde kalmanın ve şehirlerde yaşamanın ne tadı nede tuzu kaldı.
              Teknoloji bağımlısı bile olsanız birçok beldede hele hele Kılanda ulaşamayacağınız bir imkan neredeyse pek yok gibi. Hele bir de ufak bir hususi ulaşım aracınız var ise, yaşlı ve emeklilerinizin yararlanbileceği bir sağlık hizmeti verilebiliyorsa; köy ve beldelerde bile şehirdeki imkanların yanı sıra kasabanın nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
              Günümüzde Belde ve Köylerde Yaşamanın Şehirlere Göre bir çok Avantajları var.
              Kendi deneyim ve gözlemlerime göre farklılıkları yazayım: Kendiniz üretemiyorsanız bile pazardan en iyi tarhanayı, salçayı, yoğurdu kendi elleriyle doğal olarak yapan kişilerden muhabbet ederek şehirdekinin yarıi fiyatına harikulade gıdalar alabilirsiniz.
               Belediye başkanı, muhtarı, kaymakamı yolda görüp derdinizi anlatabilirsiniz.
                Çocuğunuz okula yürüyerek, birçok arkadaşı ile şehre göre çok daha fazla güven içinde gidip gelebilir.
                Belde ve köylerde hava temiz, gıdalar daha sağlıklı olduğu için daha az hasta olacaksınız
               Eğer oturacak kendi eviniz yok ise, şehirdekinden daha düşük bedelle ev kiralayabilirsiniz. Ayrıca giderleriniz şehirdekinin yarısından da az olacaktır.
               Artık beldemizdede var olan İnternet teknolojisi ile birçok işinizi şehre gitmek zorunda kalmadan yapabilirsiniz. (Artık birçok işte, hizmet alanlar için sizin fiziki olarak nerede olduğunuzun önemi yoktur.)
                Hele evinizin önünde veya ayrı bir yerde küçük bir bahçeniz de olursa geliriniz düşük, işiniz yoksa bile ekip biçtiğiniz ile hayata tutunabilirsiniz. Ayrıca komşuluk ilişkileri daha sıkıdır. Komşularınız siz açken şehirdeki kadar kolayca uyuyamaz
         
           Sonsöz    
                Son bilgilerime göre Türkiye’nin 81 ili, 923 ilçei ve 35.000'den fazla köyü bulunmaktadır. Şehir nüfusları düşse köy ve belde nüfusları 2 kat daha artsa insanlar daha mutlu olur diye düşünüyorum. Hele bu belde KILAN gibi bir yer olursa mutluluklar yine 2 kat artar diye iddia ediyorum. Bu bir mübalağa değil gerçek.
                Ben derim ki eğer şehirde yaşama talihsizliği içerisindeyseniz, çok da fazla düşünmeden pılınızı pırtınızı toplayıp size en cazip gelen ilçe ve hatta köye gidin. Kılan'a gelin. S a y g ı l a r.

              
              BİR FIKRA
               Dünya din adamları bir toplantıda bir araya gelmiş konuşuyorlarmış. Konu dönmüş dolaşmış, toplanan paralara ve onların hak yolunda kullanılmasına gelmiş.
 
             İlk olarak bir haham almış sözü;
            - Biz demiş. Topladığımız paraları 5 mt. öteye bir çizgi çizerek çizgiye doğru fırlatırız. Çizgiyi geçenleri hak yolunda kullanırız geçemeyenler de bize kalır.
              İkinci olarak bir papaz söz almış;
             - Biz de benzer bir yöntem kullanıyoruz demiş. Kilisede toplanan paraları 5 mt. öteye koyduğumuz bir kavanoza atarız, kavanoza girenleri hak yolunda kullanırız, girmeyenler bize kalır demiş.
             Son olarak bizim imam söz almış.
             O da; - Bizde de durum pek farklı sayılmaz demiş. Bizde topladığımız paraları yukarıya doğru fırlatırız, Yüce Rabbim ihtiyacı olduğu kadarını içinden alır, gerisi bize kalır..

Saygılarımla Mustafa Kemal YALÇINKAYA

 
KASABAMIZDA MEYVECİLİK VE BU AYLARDA YAPILACAK İŞLER

                 Genel olarak yapılacak işler
                       a) Toplu meyvecilik kurulacak sahalar ile eski tesisler sürülür ve gübrelenir.
                       b) Fidan dikimine birçok bölgelerde devam edilir
                       c) Meyvelerde budama ile birlikte aşılama işleri de devam eder. Ilık bölgelerde sert çekirdekli meyveler çiçek açabileceğinden donlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni kurulan meyve bahçelerine can suyu verilmelidir.
                      d) Çeşitli zararlı ve hastalıklara karşı mücadeleye devam edilmelidir. Özellikle armut göz kurdu, püseron ve zeytin güvesine karşı önlem alınmalıdır.
                      KASABAMIZDA BU AYDA YAPILACAK İLAÇLAMA
                Bordo bulamacı;
               Hazırlanışı ve uygulaması:
                      Bordo bulamacı çok sayıda fungal ve bakteriyel hastalıklara karşı kullanılabilen bir tarım ilacıdır. Özellikle sonbaharda (yaprakların ¾’ü yada tamamı döküldüğünde) ve ilkbaharda (gözler uyanmadan önce) meyve ağaçlarına bordo bulamacı uygulandığında, ertesi yıl çıkabilecekpotansiyel olarak bulunan pek çok hastalığa karşı etkili ve ekonomik bir mücadele ilacı olmaktadır.Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan bazı bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir.  Bordo bulamacı kullanıma hazır halde ilaç bayilerinde bulunabileceği gibi, bakır sülfat (göztaşı) ve kireç ile hazırlanıp kullanılması da mümkündür. Ancak hazır bordo bulamacı kullanılması halinde, kullanma dozunun önceden iyi bilinmesi gerekmektedir.
                      Bordo bulamacının kullanıldığı meyveler:
                      Elma ve armut kara lekesi, armutlarda memeli pas, yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında ateş yanıklığı, monilya, eriklerde cep hastalığı, kayısı ağaçlarında sürgün ve dal yanıklığı, kayısılarda yaprak delen, sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser ve zamklanma, kiraz dal yanıklığı , şeftali yaprak kıvırcıklığı, şeftalide yaprak delen, meyve ağaçlarında armıllarıa kök çürüklüğü, hastalıklarına karşı kullanılabilmektedir.

              GÜBRELEME VE GÜBRE ÇEŞİTLERİ

                   Tarımsal üretimin artırılması için, toprak işlenmeli, ekilmeli, sulanmalı, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmelidir. Bütün bu işlemlerin yanısıra bitkiyi besleyici, üretimi artırıcı çarelere de başvurmak gerekir.Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar. Toprakta, yetiştirilen bitkilerin ihtiyacını karşılayacak miktarda besin maddesi yoksa, gübreleme vasıtasıyla toprağa bitki besin maddesi verilmesi gerekir. Toprak eğer beslenmezse, bir süre sonra besin maddelerinin eksilmesi nedeniyle üretim azalır. Yeterli ve kaliteli ürün alabilmek için toprağın beslenmesi gerekir.Gübreler yapılarına göre "işletme" ve "ticari" gübre olmak üzere iki gruba ayrılır.

                   1- İşletme gübreleri;

İşletme gübrelerinin hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Ancak işletme gübreleri içerisinde en çok, hayvan gübresi kullanılır.

             Ahır gübresi:

Ahır hayvanlarının ve katı dışkıları ile yataklıklarının artıklarından oluşan karışıma ahır gübresi denir.

             Faydaları nelerdir?

Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenler.Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar, geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur . Gübreleme ile toprağın tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı tedbir olarak düşünülmelidir.

                  Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaylaşır. İnce yapılı kumlu toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını artırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır.

            Yeşil gübre:İşletme gübrelerinden biri de yeşil gübredir. Yeşil gübre baklagil cinsi bitkilerinden seçilir. Baklagiller havanın azotundan yararlanarak, köklerinde azot depolayan ve toprağın azotça zenginleşmesini sağlayan bitkilerdir.

            2-

Ticaret gübreleri:
Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler.             Çeşitleri; Ticaret gübreleri içerdikleri besin maddelerine göre;

             a)

Azotlu

             b)

Fosforlu

             c)

Potasyumlu

             d)

Kompoze gübreler olarak 4 ana gruba ayrılırlar.

             Azotlu gübreler:

             Amonyum sülfat (Şeker)

             Amonyum nitrat (Nitrat)

             Üredir.

             Bu aylarda hangi ıicari gübre kullanılmalı?

                  Bu aylarda meyvelere verilecek en yararlı ticari gübre "Azotlu" gübreler olmalıdır.

 Terkibinde % 21 azot bulunan amonyum sülfat, asit reaksiyonlu topraklarda uzun süre kullanılırsa asitlenme yapabilir. Bu nedenle amonyum sülfat yerine amonyum nitrat kullanılmalıdır. Azotlu gübrelerden üre, içerisinde en fazla azot bulunduran gübredir. 100 kilogramında 45-46 kilo saf azot bulunur. Suda tamamen erir, beyaz renkli ve yuvarlak tanelidir. Üre bütün bitkilere rahatlıkla uygulanır. Sonbahar ve İlkbahar gübrelemelerinde, bitkinin gelişme dönemlerinde de kullanılabilir. Ürenin fazlaca verilmesi gerektiği durumlarda, verilecek miktar birkaç kısma bölünerek uygulanmalıdır.             KASABAMIZDA MEYVE FİDANI DİKİMİ
             Fidan dikim zamanı dikim yapılacak yerin iklim şartlarına göre değişir. Kışı soğuk geçen az kar yağan ve toprağın donma tehlikesi olan yerlerde fidan dikimi erken ilkbaharda ağaçlara su yürüme dönemine kadar yapılabilir. Don tehlikesi olmayan yerlerde sonbahardan başlayarak ağaçlara su yürüme dönemine kadar dikim yapılabilir. Bu bölgelerde en uygun dikim zamanı sonbahar döneminde ağaçlar yapraklarını döktükten sonra, soğukların başlamasına kadar olan zamandır.
              Fidan çukurunun açılması sırasında toprak çok nemli ve kesekli olmamalı, toprak kolay parçalanabilir olmalıdır. Fidan çukurları açılırken üsten çıkan toprak ayrı, alttan çıkan toprak ayrı olarak yığılır. Dikilecek meyve fidanının dikim budaması dikimden önce yapılmalıdır. Kökleri kopuk, yaralı, kurumuş, fazla uzun, üst üste gelmiş kökler budanarak ayıklanır. Taç kısımları dallı ise dalların üzerinde 2-3 göz kalacak şekilde dallar budanır. Meyve fidanını çeşidine ve verilecek budama şekline göre cevizler 80-120 cm’den diğer meyve fidanları 60-80cm den aşı gözüne bakan bir göz üzerinden tepe vurma işlemine tabi tutmak gerekir.
 Fidan köklerinin altı boş kalmayacak şekilde; taş, kesek gibi köklere zarar verebilecek cisimler ayıklanarak aşı yeri toprağın 3-5 cm üstünde kalacak şekilde çukura yerleştirilir. Köklerin üstüne biraz toprak örtülür ve fidanın çukurunun her tarafındaki toprak iyice çiğnenerek köklerin toprakla teması sağlanır.
             Fidan çukuru tamamen doldurulur ve aşı yeri açıkta bırakılır. Bu işlemler Dikim tamamlandıktan sonra can suyu verilir.
  
              KASABAMIZDA AŞI ZAMANI VE ÇEŞİTLERİ
                  Meyvelerde aşı, aynı tür ve çeşit içerisindeki iki bitkinin birleştirilerek tek bir bitki elde etme metodudur.
              Aşı; 1- kalem aşısı
                   2-
Göz aşısı olarak ikiye ayrılmaktadır.
             Kalem aşıları; kabuk, yarma, kakma, köprü, dilcikli ve omega aşısı olarak adlandırılır. Kalem aşılarında daha çok kabuk ve yarma aşısı tercih edilmektedir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılmaktadır.
                   Göz aşısı; "sürgün ve durgun" göz aşısı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sürgün göz aşısı ilkbaharda durgun göz aşısı ise sonbaharda yapılmaktadır. Göz aşıları yongalı, yama ve T göz aşısı olarak adlandırılmaktadır. Bu aylarda yapılacak aşı çeşidi Kalem aşısıdır. Şubat,Nisan ayları arasında yapılmaktadır."Sürgün göz aşıları" iseMayıs ayı sonlarında başlar Temmuz ayının ortalarına kadar devam eder. "Durgun göz aşısı" ise Temmuz ayı ortalarında başlar Eylül ayına kadar devam eder. Göz aşılarında daha çok T göz aşısı yaygın olarak kullanılmaktadır.
                  Aşı kalemini hastalıksız sağlıklı ağaçlardan almalıyız. Aşı kalemi, ağacın güneş gören, pişkinleşmiş, üzerinde 2-3 tane sağlam göz bulunan, odunlaşmış, özelliği bilinen genç sürgünlerden alınmalıdır. Alınan aşı kalemi hemen uygulanmayacaksa 0-4 C aralığında buzdolabında, kum veya toprak içerisinde saklanmalıdır. Aşılama; yağışlı, soğuk ve çok sıcak havalarda yapılmamalıdır. Bu etkenler aşılamayı olumsuz yönde etkilemektedir.
                  Aşı zamanı ağaçlarda öz su yürüme başladığı ve kabuğun canlı olduğu zaman tercih edilmelidir. Pratik olarak aşı belirleme zamanı odun tabakasının odun dokusundan kolayca ayrıldığı zamandır. Aşı yapılacak bazı meyveler aynı türden olması münasebetiyle kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Özellikle sert çekirdekli meyveler kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Bunlar, Erik, Kayısı, Şeftali ve Bademdir.
                    
                      KOLAY GELSİN. BÜTÜN BAHÇIVAN VE ÇİFTÇİLERİMİZE BOL KAZANÇLI YILLAR DİLERİM.

             Memleket Özlemi çekenler için bir kısa şiir ;
                  Analar kavurmayı ekmeğe sararken,
                  Camız vardı, inek vardı, keçi vardı.
                  Cingil vardı ,kese vardı. Bir tat vardı.
                  Denge kurulup peynir yapılırken,
                  Yoğurt çalınıp kaymak bilinirken
                 Akşam evde yarenlikle geçerken
                 Gün vardı, güneş vardı, Gecede tad vardı.
                 Hazal süpürülür Çalı çırpı toplanırken.
                 Ekmek damı hazırlanır, Tandır yakılırken,
                 Yufka açılır, Şepe yapılırken.
                 Kış vardı, kar vardı, dert vardı Umut vardı. Yağlı ekmekler, sıkma dürümler, Keyf verir yorgunluğa geçer günler, Salçalar, reçeller, kışlık etlikler, Asılır hevenkler, kurulur sirkeler, Kaynatılır pekmez yalanır kazanlar, Komşulara köfter yanında cevizde vardı, Yaşanan güzelliklerinde Kılan'ında adı vardı.

Yorumlar (2)

Ağbi Eline kalemine sağlık, Çok beğeni okuyorum yazılarını. Lütfen devam et, daha günceli yakala, gündeme getir.
Kemal ağbi, yazılarını beğeni ile okuyorum. tebrik ediyorum. Çok güzel yazıyorsunuz. Tecrübenin kağıda dökülmesi, bilgi ve birikimin kendi beyninde kalmaması çok güzel. Bizden sonra gelenlere veyahut burada bu cümleleri okuyan herkese ışık tutuyor.
Necdet , Mayıs 20, 2010
köye dönüiş
şehir dediğin yer zaten iki kafa grültüsü. ama iş işte sonras ı inşallaha bakalım..
Olaysız , Nisan 27, 2010

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Pazar, 11 Nisan 2010 21:20
  Video Presenter

Son Haber Yorumları

ÇEK bir düğün Hüseyin & M...
helal abime yakışır

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
muttalib misin mutsalakmisin kimsin goster solcular 80 yildi...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
Solcular hiçbir zaman israil borazanciliğı ve amerkan uş...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
463 unutulmus kod.

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
son yorumu yapan arkadas dogru soyluyon solcular olmasa meml...

Neler Yaşamıştık ?
    Memlekette kar ha
Dört Mevsim Niğde Dergisi
     Beldemizde

Son Siirler

bu vatan kimin
iir: Bu Vatan Kimin? ...oku
HAn duvarları
iir: HAN DUVARLARI -Osmanzade Hamdi Bey'e- ...oku
önyargıyı bırak
iir: Önyargıyı bırak sonyargıya bakNiyet okumaya başlama hemenÖnyargıyı bırak sonyargıya bakÖnüne geleni taşlama hemenÖnyargıy...oku