|

Mustafa Kemal YALÇINKAYA

KILAN TARİHÇESİ VE SEVGİSİ
Bu yazımı başka konulara ayırmış ve başlık olarakta başka adla adlandırmak isterdim. Yalnız en önemli okuyucularımdan bazıları; Kemal abi bu yazınızın konusunu "Neden Kılan" diye bir yazı yazar vede "Kılan'ın tarihçesi" ndende biraz bahsederseniz memnun oluruz dediler, bende onları kıramayıp böyle bir yazı yazmayı düşündüm. Öncelikle Kılan'ın tarihçesini, bir çok araştırmacıların veya kendilerini öyle sananların yazılarından okudum, bir çoğu bana pek inandırıcı gelmedi.İçlerinden En mantıklısı ve gerçeğe yakın olanı, Halil Akın'ın araştırmaları ve yorumları oldu. Kılan'ın tarihçesini alıpta taa!.. "Kanuni Sultan Süleyman"a kadar götürmenin bence hiç bir anlamı yok. "Halil Akın -Kılan Tarihçesi" adlı araştırmasında şöyle diyor. " Orta asya dan gelen Yörük boylarının Anadolu ya yerleşmelerinden itibaren , toroslar üzerine yerleşen boylardan biri de KILANOĞULLARI dır.Kılanoğulları toroslarda ,K.MARAŞ,ADANA VE NİĞDE bölgelerinde yaşamışlar. Kılan ismi de bu aşiretin isminden gelmektedir ." "Tarihteki asıl Kılan, bugün Emirler köyü sınırları içinde göletle köy arasında “kılan köyü” adıyla anılan bahçelik alan içinde idi. Medresesiyle ,yerleşim alanıyla, geniş topraklarıyla ,ağalık sistemiyle yaklaşık 300 yıl bu bölgede kalmıştır. [büyük bir ihtimalle kılanın kurucusu Erenler in tepedeki ören de yaşayan zattır.] 188.yy ın ortalarında burada büyük bir kolera salgını olmuştur. Halk arasında “çarık çıkartmaz” adı da verilen bu hastalıktan köyün tamamına yakını salgında ölmüştür. Kılanlı burayı terk ederek , bundan yaklaşık 250 yıl önce eskiköy e yerleşmiştir. Eskiköy de de yaklaşık 70 yıl kaldıktan sonra bu günkü kılan a yerleşmişlerdir. İlk olarak yukarı mahalledeki caminin yanında yavuzların bahçesindeki kuyunun etrafına yerleşmişler." "Kılan da Ağalık sistemi vardı. kılan ağaları “KÖLE MEHMETLER” sülalesinden gelmektedir. “Kıpık Mehmet” Köle Mehmet in torunlarındandır. Kılan ağaları adaletli , devletini ve milletini gözeten merhametli insanlardı. "Yozgatlı Çapanoğlu" Kılan ağası Hasan ağayı Yozgat ta katledince , bu bölgede otorite boşluğu oldu. Eskiköy de yaşayan “Karacehennem” adında bir eşkıya bu otorite boşluğundan faydalanarak , bölge insanına çok zulmetmiştir. Başta kılanlılar olmak üzere tüm buradaki köylülere [emirler ,darboğaz ,porsuk v.b.] çok çile çektirmiştir. Emirlerli Kadir Yılmaz ın kitabında yazdığı gibi “karacehennem” bir ağa değildir ve yalnız emirlerlilere değil tüm bölge köylerine zulmetmiş, bu eşkıyadan hatta en fazla kılanlılar çekmiştir. Zaten daha sonra kılanlılarla emirlerliler beraber bir plan kurarak bu zalimi öldürmüşlerdir. Bunun ispatı olarakta, eski köyde "Karacehennem pınarı " vardır. Kasabamızda çok önceleri rumlar da yaşamıştır.Karacaören, Sökünler ve Tahtalı bölgesinde tarihin yerleşim kalıntıları vardır.Karacaören deki bağlar da rumlardan bize bir hatıradır. Şarap rumların kutsal içeceği olduğu için bağların olduğu yerde büyük küp kalıntıları çıkmıştır. Burada “Gavur pınarı “ diye eski bir taş yapı çeşme hala mevcuttur. İşte Halil Akın'ın araştırmaları böyle. Kılan'ın GenelTarihçesi böyle. Tarihimizde şükürler olsun hicap duyacak veya yüzümüzü kara çıkartacak bir yaşantı olmamış. Geçmişi şöyle bir kenara bırakırsak şu anda "Neden kılan"başlığına bir cevap bulalım. Kılan sevgisi halkımız üzerinde öyle bir bağımlılık yapmıştır ki, eskiden taşrada yaşayıpta Kılan'lı olanlar 40-50 yaşından sonra Kılan'a yerleşmeye çalışırlardı, İnmanın şimdi artık gençlerde kılan sevdasıynan yaşıyor ve imkanları olsa onlarda yerleşmeye veya enazından yaz tatillerini Kılan'da geçirmek istiyorlar. Kılan sevdası artık halkımız üzerinde öyle bir hal almışki, ister Kılan'da ister Kılan dışında yaşa,Kılan'a hiç gelmemiş ol o içinizde yaşar."Nereye giderseniz gidin, memleketiniz peşinizden gelir." "ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA GİTMESEMDE GELMESEMDE O KÖY BENİM KÖYÜMDÜR" Yalnız sadece Kılan' sevmek yetmiyor. Elimizde var olan o güzelliği, Cenabı Allah'ın bizlere bahşettiği o lütfü en doğal haliyle korumak gerekmez mi? Kılanlı olmayan taşralılara yaylalık arsa satarken, Yeni İmar yerleri açarken, yeni ev yapanların kaçak ve imara aykırı olup olmadığı konusunda yetkililerin daha hassas davranmaları ve sürekli takip etmeleri gerekmektedir. Yani hem yaylalık yer görünümünü, hemde kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verip şehirleşme açısından şirin bir kent haline dönüştürülmeli. İşte biz böyle bir yerin halkıyız. Kıymetini iyi bilmeliyiz. Kılanlı olmayı ya bir şans ya da Allah'ın bir lütfu olarak kabul etmeliyiz. İçinde yaşarken de devamlı olarak söylediğim bir şey vardır. Sadece Kasabamızın doğal güzelliği, havasının suyunun güzel olması yetmiyor. İçinde yaşayan halkımızında birbilerine karşı daha saygılı, daha sevecen ve hiçbir ayrımcılık yapmadan vede hiçbir açılım beklemeden kaynaşık vaziyette yaşadıklarınıda görmek en büyük dileğimizdir.
MEVLANA'DAN ÖZLÜ SÖZLER Sevgide güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
Saygılarımla Mustafa Kemal YALÇINKAYA
 |