Sunday, September 5, 2010
Email
AnaSayfam Yap

Site Giriş

Kayıt Ol

E-posta Bülteni

Kılanda ne oluyorsa anında E-postanıza gönderilmesi için "İsim,E-Posta" giriniz.(*Site üyesi olmanız mecburi değildiR.)







Yitirilen Değerlerimiz - 4 PDF Yazdır e-Posta
Mesut Dündar tarafından yazıldı.   
Perşembe, 02 Nisan 2009 20:35

   Mesut Dündar

  Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir  

 

 

 

       Yitirilen Değerlerimiz -4

 

 

Sevgili Hemşerilerim;

 Yitirilen Değerlerimiz olarak başlattığım konuyu bu yazımla bitiriyorum. Son olarak El Değirmenleri, Soku ve kerpiçten bahsedeceğim.


 15.El Değirmenleri

  Un değirmenleri dışında birçok evde el değirmeni bulunurdu. Alttaki yuvarlak taş sabit. Ortasında demirden bir ok bulunurdu. Değirmenin zibeği denirdi. Buna ortası delik ağaçtan yapılmış çakıldak takılırdı. Üstteki değirmen taşı saplı olur onu bir-iki kişi tutarak döndürürlerdi. Değirmende bulgur  veya hayvan yemi çekilirdi. Bulgur çekme işi hem imece biçiminde, hem de şenlik havası içinde olurdu. Bulgur çekilecek eve genç kız ve kadınlar toplanıp aralarında iş bölümü yaparlardı. Kimisi değirmenin başında olurdu. Kimisi çalışanlara börek döşeyip bunu fırında pişirir gelirdi. Bu börek, bulgurun ince unundanda olabilirdi. Kimisi de çekilen bulguruelekten geçirir yani çalkardı. Bu işler görülürken hem güncel konuların değerlendirilmesi yapılır. İş sona erdirilip yemek yenirken delikanlılara da verilirdi yiyecek. Makineleşme sonucu artık bu güzel değerlerde yok olup gidenlerin içinde yerini aldı.
İşte yardımseverliğin, imecenin, hoşgörünün kol kola bulunduğu güzel ortamlardan birisini daha anlatmaya çalıştık.  

 16. Soku

  Büyük taşların ortasının yalak biçiminde oyulmasıyla oluşturulan sokular köyümüzün üç-beş yerinde ayakta durmaktalar. Bir havay  kadar buğday sokunun içine dökülür. Dökülen buğdayın üzerine az su dökülüp karıştırılır. Her yanı ağaç olan tokmaklar(tokuç) hazır edilir. Önce yavaş yavaş hem el alıştırması, hemde buğdayların dışarılara sıçrayıp gitmemesi için vurulmaya başlanır. Daha sonra bu vuruşlar hızlı ve düzenli olarak sürdürülür. 5-6 tokmağın öyle ahenkli, sıradan ve ritmik inişi vardır ki; değme müzik yapıtlarında ve ustalık isteyen çalışmalarda bu düzen görülmez. İzlerken tokmaklar birbirine çarpacak diye ödünüz kopar. Ama onlar belirli bir sistem içinde pat pat iner kalkarlar. Sokuda dövülmüş olan bulgurluk kalburlarla savrularak bu kabuklardan ayrılırdı. Bu kabuklar hayvanlara yem olarak verilirdi. Artık içindeki taş, ot tohumu, burçak vb yabancı maddeler tepsi içinde toplanırdı. El değirmenlerinde çekilip pilavlık bulgur veya dolmalık-tarhanalık bozyarma durumuna getirilirdi. 

 17. Kerpiç

  Kerpiç, duvar örmek için kullanılmak üzere tahta kalıplara dökülerek güneşte kurutulmuş balçıktır. Bir çeşit pişirilmemiş tuğla gibidir.
Köyümüzde Kerpiç Yapımı ve Kullanımı;
 İçine yeteri kadar saman atılarak karılan çamur birkaç gün alıştırıldıktan sonra çocuklara bayram havasını aratmayan çiğneme günü gelirdi. Çamur sahibinin evinin bireyleri ile mahallenin çocukları orada olurdu. Herkes pantolonunu donunu dizlerinin üstüne sığar, içine saman karıştırılmış çamuru çiğnemeye başlardı. Bu işte en rahat olanlar ayağında pantolonu olmayan küçükler olurdu.Karışım ayakla çiğnenip ezilmek suretiyle çamur haline getirilirdi. Çalışmalar sırasında çamurun içine düşülür. Çocuklar birbirlerinin yüzüne üzerine sulu çamur sıçratır ve atarlardı. Bu işe çamurun özlendirilmesi denirdi. Çamurdan 
çıkıldığında çalışmaya katılanlar çamurlu el ve ayaklarını olabildiğince akan sulama suyunda temizlerlerdi. Yeterince bekletilen çamur kerpiç yapılacak duruma gelirdi. Bunun için hazırlanmış iki tür kalıp olurdu. Evlerin dış bölmeleriyle dam-samanlık çatmakta kullanılacaklar büyük kalıpla, ara bölme çatkısında kullanılacaklar küçük kalıpla dökülürdü. Her kalıbın başında bir sucu, bir kalıp çekici, bir paçavrayla kalıp silici, tahta tezgene ile iki kişi çamur taşıyıcı, bir kişi doldurucu ve yedekleri bulunurdu. Gelen özlendirilmiş çamur tahta bölmelerden yapılı kalıplara dökülürdü. Çamur, kalıplara döküldükten sonra iyice sıkıştırılırdı. Bu sıkıştırma yapılmazsa kerpiç zayıf olurdu. Sıkıştırılan çamurun üstü düzgünce bir tahta ile düzeltilir ve fazla çamur da atılmış olurdu. Yine ıslatılmış paçavralarla üzeri silinerek kerpiç üstü parlaklaştırılırdı. Çamurun kendini tutabileceği süre sonunda kalıp üstten çekip çıkarılırdı, çamur düz bir yerde kalırdı. Sonra kesilen kerpiçler güneşte bırakılırdı. Kerpiçlerin her tarafının kuruması için güneşe bakan yüzleri zamanla değiştirilerek çabuk kuruması sağlanırdı. Böyle böyle kerpiçler güneşe serilmiş olurdu. Üst yüzleri kuruyunca bir yanına çevrilerek sırasıyla her yanları kurutulurdu.
Kısacası beş-altı günde havanın güneşli olması durumuna göre kerpiç kesimi bitmiş, kerpiçler kullanıma hazır duruma gelmiş olurlardı. Anlaşılacağı gibi bu işin yapılması yağmur mevsimine denk getirilmemeye çalışılırdı.

Kerpicin Özellikleri :
-Kerpiç, ortamın nemini dengeler Çoksa alır, azsa verir, nemi insan için en uygun düzeye getirir. Rahat soluk alınır böyle bir odada, rahat uyunur
-Nem belli yüzdeyi aşmadığı için, börtü böcek yaşamaz bu ortamda.
-Kerpiç, havanın kirliliğini alır. Örneğin, sigara içiliyorsa nikotini çeker. Havayı temizler.
-Kerpicin elde edilmesi için en az enerji tüketilir.
-Kerpicin radyoaktivitesi yoktur.
-Kerpiç doğayı kirletmez, onun kan dolaşımı içindedir.
-Kerpiç, yapı yerinde üretildiği için taşınım gideri yoktur.
-Kerpiç ahşabı korur.
Kerpiç aynı zamanda rutubetlenmeyi önlediğinden bununla yapılan evler daha sıhhi olur, oturanlarda romatizma pek görülmez.

Kerpicin Örülmesi :
Tıpkı tuğlada olduğu gibidir. Alta örülen sırayla üste örülen sıranın derzleri üst üste gelmemelidir. Bir başka deyişle, kerpiçler birbirini ısırmalıdır. Bir büyük (26x26 cm, ana) bir de küçük (26x13 cm) kullanmaya da gerek yoktur. Evin bölmeleri arasına ağaçla bölmeler yapılıp aralarına çamur kullanılarak örülen kerpiç duvarların sağlamlığı sağlanırdı. Üzeri çamurla sıvanır ve daha sonrada bunun üzerine badana yapılırdı. Bu yazıdan amacımız kerpici savunmak değil oradaki yaşama sevinci ve imece çalışmasını sergilemektir.

Saygılarımla Mesut Dündar

 


Yorumlar (10)Add Comment
YİTİRİLEN DEDEMİZ
yazar Mesut Dündar, Şubat 24, 2010
slm.dayısı yitirilen değerlerimizi gündeme getirmiye çalışıyorsun gerçekten güzel oluyor yalnız S.dayına defalarca söylememerağmen dedemizin mezarını bulamadı sizi birazdaha tarihine düşkün gördüm bugörevı sen üstlensen AYRICA MENKULÜNÜ KULLANAN torunlarına duyurulur SEVGİLERİMLE
b.mustafa , Aralık 30, 2009

b.mustafa dayı kusura bakmayın sizi tanıyamadım birazdaha açık olursa örneğin isim soyisim gibi dahada tanıtıcı olur.herneyse netice itibariyle akraba olduğumuz anlaşılıyor. "mülkünü kullanmak" değil neslimizi bulabildiğim yere kadar araştırmak benim asli görevim secrede yaklaşık 1500'lü yıllara kadar isim olarak var köyümüzdeki bir çok sülaleninde ismi geçiyor yani köle mehmet ve oğlu kılan ağası hasan ağadan başlayarak yapılmış olan secere dedelerimden babama babamdan ben ve kardeşlerime miras kaldı ayrıca mezar olarak dedelerim (annemin babası ve Babamın babasının)keza ebelerimin mezarları belli yaptırılmış durumda ancak sizin bahsettiğiniz büyük dedelerimden biri olmalı hangi dedemi soruyorsanız isim yazın araştıralım. tekrar ediyorum mülk allahındır.neslimin mezarının başında o nesilden gelen diğer insanlarda bir fatiha okuyup geçsin diye mezarını yaptırma şerefi bana nasip olsun.
saygı ve sevgilerimle hoşçakalın
YİTİRİLEN DEDEMİZ
yazar b.mustafa, Aralık 30, 2009
slm.dayısı yitirilen değerlerimizi gündeme getirmiye çalışıyorsun gerçekten güzel oluyor yalnız S.dayına defalarca söylememerağmen dedemizin mezarını bulamadı sizi birazdaha tarihine düşkün gördüm bugörevı sen üstlensen AYRICA MENKULÜNÜ KULLANAN torunlarına duyurulur SEVGİLERİMLE
DESTEK KILANLI
yazar PASHA, Aralık 11, 2009
KIlan ve kılanlı ve kılanlı için bu sitede yapılan araştırma ve diğer aktiviteler için site yönetmine teşekkür ediyorum..ve tüm KILAN lı hemşerilerimin siteye destek vermesını istıyorum.
Birde yitirilen Keman. Cümbüş, Darbuka sanatı olmayan kaynaklarla 40 koyun kesilen düğünlerden bahsedelim Şimdi bunların yerini ne aldı ?
yazar Nostalji, Temmuz 19, 2009
Birde yitirilen Keman. Cümbüş, Darbuka sanatı olmayan kaynaklarla 40 koyun kesilen düğünlerden bahsedelim Şimdi bunların yerini ne aldı ?
mesut bey yazilarin devamini bekliyoruz.?
yazar 463, Nisan 25, 2009
bekci bey pardon mesut bey yazilarini ilgiyle takip ediyorum ve ne zaman devami gelecek onuda bildir bu halk senin yazilarini en az benim bekledigim kadar bekleyenler var, lutfen gecikme biliyorum islerin yogun ama en az 15 gunde bir yaz.
not:birinci cumle seni guldurmustur?
ANLASILMADI GALIBA
yazar 463, Nisan 11, 2009
Benim yazimi tam anlamadin galiba, ben sunu sordum dedimki yitirdigimiz deger yazisi son derken? baska bir dalda yazi yazmayacanmi diye sordum?bekliyoruz devamini
...
yazar Mesut Dündar, Nisan 11, 2009
ali bilgi senden allah razı olsun...işlerinde başarılar dilerim.

m.kemal abi senin yazılarını elbette dikkatlice takip ediyorum allah kısmet ederse takip etmeye devam edeceğim.yazılarıyın devamını bekliyorum.

yazar 463 arkadaşım;
"yitirilen degerlerimiz yazisini begenerek okudum.ancak diyorsunki bu son yazimdi. son yazimdi derken neyi kastettiniz yitirilen" bir yorum yapmışssın.yitirilen değerlerimiz adlı yazım 4 bölümden oluşmaktaydı aslında araştırılması gereken biraz daha konu var ancak (galliz,morcuk vb. gibi)yeterli bir bilgi toplayamadım tam bir metin oluşturabilmem için tam anlamıyla değerlerimizi anlatmam gerekir yeterli bilgiye ulaştığım zaman belki 5 olmadı 6 diye devam edebilirim.
evet bu son bölümdü diğer1-2-3. bölümlerde bu son diye değilde haftaya şu konulara değineceğim diye yazdım.
şimdilik zaman darlığından biraz ara vermeyi düşünüyorum belki ilerleyen zamanlarda tekrar başka konularda yazmaya devam ederim.
şimdilik hoşça kalın.
463
yazar 463, Nisan 08, 2009
yitirilen degerlerimiz yazisini begenerek okudum.ancak diyorsunki bu son yazimdi. son yazimdi derken neyi kastettiniz yitirilen degerlerimizin son bolumumu, yoksa baska hic yazmayacakmisiniz? yazacaksaniz hangi konulari ele almayi dusunuyorsunuz merak ediyoruz.? basarilar 463
hep o değerlerle büyüdük
yazar m. Kemal Yalçınkaya, Nisan 05, 2009
Mesut!.. yitirilen değerler başlıklı yazıyın son bölümünü de okudum. Tebrik ederim. İfade ve açıklama şeklini çok beğendim. Bundan sonraki yazacağın yazılarıda merakla bekliyorum.Bilmem siz benim yazılarımı okuyormusunuz. Benim yazılarım içinde sizin yorumunuzu bekliyorum.
anılarım tazelendi
yazar araştırmacı, Nisan 04, 2009
sevgili arkadaşım mesut yazını büyük bir keyifle okudum okukca eski günlrimiz geldi aklıma ozamanlar bir bambaşka idi anlatınca insanın ici bir hoş oluyor hep o günlerde kalsaydık hic büyümeseydik diyor sagolasın anılarımızı tazeledin allah senden razı olsun.

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme: Perşembe, 02 Nisan 2009 20:42
 
Copyright © 2010. Kılan Yaylası. Designed by fizikopat