ÇEVRE VE SAĞLIK ÜZERİNE PDF Yazdır e-Posta
Baki TURHAN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 02 Ağustos 2010 11:30

baki

 

   Baki Turhan

 

 

 

 

 

  

 

 

      ÇEVRE VE SAĞLIK ÜZERİNE

  
19. Yüz Yıl başından itibaren hızla artan sanayileşme nedeniyle insanlığın hayatını değiştiren olumu ve olumsuz süreçlerde de hızlı gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Bu süreçlerin başında sorun olarak gösterilecek en önemli unsur çevre kirliliğindeki inanılmaz artışlardır. İnsanı ve diğer canlıları tehdit eden bu kirliliğin açtığı sağlık sorunları çözüm bekleyen önemli sorunlardandır. Çevre denince akla ilk gelen bizim dışımızda bulunan yakın yerler gelsede, çevre kavramı oldukça evrenseldir. Bırakın başka şehirlerde olan çevre sorunlarını, dünyanı her hangi bir yerindeki çevre sorunu da tüm insanlığı hatta tüm canlıları ilgilendirmekte ve etkilemektedir.

       Sanayileşmenin hızlı ile birlikte kaçınılmaz olarak kentsel göçler artmış, ekonomik dengeler değişmiştir. Çevreyi üreten doğal yöntemlerin yerini kâr hırsı yüksek olan işletmecilerin talan ettiği doğal kaynaklar çevre için zararlı bileşenlerin etkisiyle yaşamı tehdite dönüşmüştür. Çevresel kirlilik sonucunda canlı türleri tükeniyor, ormanlar azalıyor, denizler ve akarsular doğal durumlarından hızla uzaklaşıyor. Cam şişenin doğada 4000 yıl,Plastiğin 1000 yıl,kola kutusunun 20-100 yıl, Sigara filtresinin 5 yıl kaldığı belirtiliyor.


         1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Bu kararla birlikte çevreyi kirleten, doğal dengeleri bozan oluşumların varlığı ve sorumluluğu da aslında tescil edilmiş oldu.
Gelecek kuşaklara iyi bir çevre bırakmak herkesin görevidir. Çağdaş insan, çevre temizliğine önem gösteren insandır. Çevreyi sadece Çevre Koruma Haftalarında, sadece çevre konulu panellerde toplantılarda hatırlamak yetersiz ve yanlıştır. Medeni insanın, topluma ülkesine sorumlulukları vardır ve bu sorumluluklardan biri de çevre bilincine sahip olmaktır.


      “Çevre”, insanların sürekli yaşadıkları yere denir. Denizler, dağlar, ovalar, nehirler, göller, yaylalar, ormanlar, çayırlar doğal çevreyi oluşturur. Doğal Çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında “Türkiye Çevre Sorunları Vakfı“, daha sonra “Çevre Müsteşarlığı” kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı Haziran ayının ikinci haftasını “Çevre Koruma Haftası” olarak kabul etti. Çevre Koruma Haftasında okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunması gerekliliği anlatılır, çevre bilinci aşılanır. Okul çevresindeki yerlere geziler düzenlenir, panolar hazırlanır. Hafta boyunca kitle iletişim araçları aracılığı ile halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir. Alınması gerekli önlemler anlatılır.
Günümüzde en ciddi çevre kirlilikleri hava, su ve toprak kirliliğidir.


    Su kirlenmesi: Denizlerin, göllerin ve nehirlerin, zararlı atıklarla kirletilmesi ile ortaya çıkar. Bu zararlı atıkları sulara sanayi kuruluşları bırakabildiği gibi, bilinçsiz insanlar da bunu yapabilir. Örneğin denize atılan bir plastik pet şişe yüzyıllarca kaybolmaz ve kirliliğe neden olur. Kirlilik ile deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur, toplu ölümler meydana gelir, bu sulardan avlanan deniz hayvanlarının yenmesi insanlara zarar verir, insanlar denize giremez ve yüzemez.


     Hava kirliliği: Günümüzde hava kirliliğinin büyük bölümünü taşıtların egzozlarından çıkan gazlar oluşturur. Yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu da kirlilik ortaya çıkar. Bacalarına filtreleme sistemi yapmayan fabrikalar da kirliliğe yol açar. Kirli hava, solunuma elverişsiz havadır. Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır. Solunum organlarımızı yorar. Hava kirliliği ölümlere bile sebep olabilir.


   Toprak kirlenmesi: Atıklarla, zararlı ilaç ve gübrelerle toprağın çoraklaşması, tarıma elverişsiz duruma gelmesidir. Çiftçilerimiz; tarlada kullanacakları ilaç ve gübreleri, uzmanlarına sorarak bilinçli olarak kullanmalıdır. Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilinmektedir. Bu nedenle; ilgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullanılmamalıdır. Toprağa zararlı atık maddeleri atılmamalıdır. Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır. Bitki hastalıklarını çoğaltır, tarım alanlarının azaltır ve ülkenin fakirleşmesini sağlar.

 

Bazı Çevre Koruma Önlemleri
Çevre kirliğine yol açan firmalara caydırıcı cezalar verilmelidir.
Çeverey zararlı ürünlerin üretilmesi önlenmelidir.
Doğal çevrenin vazgeçilmez unsurları olan bitkisel hayatı korunmasına özen gösterilmelidir.
Çever bilincinin artırılmasına yönelik yayınlar artırılmalıdır.
Çevereye zararlı araşların tarafiğe çıkarılması engellenmelidir.
Sokaklara, izmarit, mendil, çekirdek vb. atanlar, tükürenler ceza almalıdır.
Doğalgaz tüketimi teşvik edilmeli, kömür tüketimi en aza indirilmelidir.
Çöpler düzenli toplanmalı, şehirlre yeterli çöp kovaları konulmalıdır.

 

Çevreyi Koruma İçin Üzerimize Düşen Görevler
•Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin.
•Cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın.
•Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın.
•Plastik traş bıçağı, çakmak, tükenmez kalem, folyo pişirme kapları gibi tek ya da çok az kullanımlık ürünleri kullanmayı en aza indirin.
•Az miktardaki alışverişlerinizde plastik poşet kullanmayın.
•Büyük boy ürünleri kullanın. Hacmi fazla ürünler hem daha fazla kulanım hem de daha az ambalaj tüketimi demektir.
•Şişe ve kavanoz gibi cam saklama ürünlerini tekrar kullanın.
•Atmak istediğiniz cam malzemeleri organik çöplerle birlikte atmayın. Biriktirip en yakınınızdaki cam kumbaralarına atın.
•Cam şişe ve kavanozları atarken renklileri ve renksizleri ayırın. Metal kapakları çıkartın.
•Çok fazla ambalaj malzemesi kullanılmış ürünleri almayın.
•Çocuklara oyuncak alırken dayanıklı olmasına dikkat edin. Oyuncaklar bozulduklarında çöpe giderler ve geri dönüşümleri çok zordur.
•Hediye olarak sevdiklerinize bir çevre örgütünün üyeliğini verin.

 
                                                                                                                      Baki Turhan
                                                                                                                Selçuk Üniversitesi
                                                                                                          Selçuklu Tıp Fak. Hastanesi 

KASABAMIZDA MEYVECİLİK VE BU AYLARDA YAPILACAK İŞLER

                 Genel olarak yapılacak işler
                       a) Toplu meyvecilik kurulacak sahalar ile eski tesisler sürülür ve gübrelenir.
                       b) Fidan dikimine birçok bölgelerde devam edilir
                       c) Meyvelerde budama ile birlikte aşılama işleri de devam eder. Ilık bölgelerde sert çekirdekli meyveler çiçek açabileceğinden donlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni kurulan meyve bahçelerine can suyu verilmelidir.
                      d) Çeşitli zararlı ve hastalıklara karşı mücadeleye devam edilmelidir. Özellikle armut göz kurdu, püseron ve zeytin güvesine karşı önlem alınmalıdır.
                      KASABAMIZDA BU AYDA YAPILACAK İLAÇLAMA
                Bordo bulamacı;
               Hazırlanışı ve uygulaması:
                      Bordo bulamacı çok sayıda fungal ve bakteriyel hastalıklara karşı kullanılabilen bir tarım ilacıdır. Özellikle sonbaharda (yaprakların ¾’ü yada tamamı döküldüğünde) ve ilkbaharda (gözler uyanmadan önce) meyve ağaçlarına bordo bulamacı uygulandığında, ertesi yıl çıkabilecekpotansiyel olarak bulunan pek çok hastalığa karşı etkili ve ekonomik bir mücadele ilacı olmaktadır.Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan bazı bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir.  Bordo bulamacı kullanıma hazır halde ilaç bayilerinde bulunabileceği gibi, bakır sülfat (göztaşı) ve kireç ile hazırlanıp kullanılması da mümkündür. Ancak hazır bordo bulamacı kullanılması halinde, kullanma dozunun önceden iyi bilinmesi gerekmektedir.
                      Bordo bulamacının kullanıldığı meyveler:
                      Elma ve armut kara lekesi, armutlarda memeli pas, yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında ateş yanıklığı, monilya, eriklerde cep hastalığı, kayısı ağaçlarında sürgün ve dal yanıklığı, kayısılarda yaprak delen, sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser ve zamklanma, kiraz dal yanıklığı , şeftali yaprak kıvırcıklığı, şeftalide yaprak delen, meyve ağaçlarında armıllarıa kök çürüklüğü, hastalıklarına karşı kullanılabilmektedir.

              GÜBRELEME VE GÜBRE ÇEŞİTLERİ

 

                   Tarımsal üretimin artırılması için, toprak işlenmeli, ekilmeli, sulanmalı, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmelidir. Bütün bu işlemlerin yanısıra bitkiyi besleyici, üretimi artırıcı çarelere de başvurmak gerekir.Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar. Toprakta, yetiştirilen bitkilerin ihtiyacını karşılayacak miktarda besin maddesi yoksa, gübreleme vasıtasıyla toprağa bitki besin maddesi verilmesi gerekir. Toprak eğer beslenmezse, bir süre sonra besin maddelerinin eksilmesi nedeniyle üretim azalır. Yeterli ve kaliteli ürün alabilmek için toprağın beslenmesi gerekir.Gübreler yapılarına göre "işletme" ve "ticari" gübre olmak üzere iki gruba ayrılır.

                   1- İşletme gübreleri;

İşletme gübrelerinin hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Ancak işletme gübreleri içerisinde en çok, hayvan gübresi kullanılır.

             Ahır gübresi:

Ahır hayvanlarının ve katı dışkıları ile yataklıklarının artıklarından oluşan karışıma ahır gübresi denir.

             Faydaları nelerdir?

Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenler.Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar, geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur . Gübreleme ile toprağın tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı tedbir olarak düşünülmelidir.

                  Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaylaşır. İnce yapılı kumlu toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını artırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır.

             Yeşil gübre:İşletme gübrelerinden biri de yeşil gübredir. Yeşil gübre baklagil cinsi bitkilerinden seçilir. Baklagiller havanın azotundan yararlanarak, köklerinde azot depolayan ve toprağın azotça zenginleşmesini sağlayan bitkilerdir.

            2-

Ticaret gübreleri:
Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler.             Çeşitleri; Ticaret gübreleri içerdikleri besin maddelerine göre;

             a)

Azotlu

             b)

Fosforlu

             c)

Potasyumlu

             d)

Kompoze gübreler olarak 4 ana gruba ayrılırlar.

             Azotlu gübreler:

 

             Amonyum sülfat (Şeker)

             Amonyum nitrat (Nitrat)

             Üredir.

             Bu aylarda hangi ıicari gübre kullanılmalı?

                  Bu aylarda meyvelere verilecek en yararlı ticari gübre "Azotlu" gübreler olmalıdır.

  Terkibinde % 21 azot bulunan amonyum sülfat, asit reaksiyonlu topraklarda uzun süre kullanılırsa asitlenme yapabilir. Bu nedenle amonyum sülfat yerine amonyum nitrat kullanılmalıdır. Azotlu gübrelerden üre, içerisinde en fazla azot bulunduran gübredir. 100 kilogramında 45-46 kilo saf azot bulunur. Suda tamamen erir, beyaz renkli ve yuvarlak tanelidir. Üre bütün bitkilere rahatlıkla uygulanır. Sonbahar ve İlkbahar gübrelemelerinde, bitkinin gelişme dönemlerinde de kullanılabilir. Ürenin fazlaca verilmesi gerektiği durumlarda, verilecek miktar birkaç kısma bölünerek uygulanmalıdır.             KASABAMIZDA MEYVE FİDANI DİKİMİ
             Fidan dikim zamanı dikim yapılacak yerin iklim şartlarına göre değişir. Kışı soğuk geçen az kar yağan ve toprağın donma tehlikesi olan yerlerde fidan dikimi erken ilkbaharda ağaçlara su yürüme dönemine kadar yapılabilir. Don tehlikesi olmayan yerlerde sonbahardan başlayarak ağaçlara su yürüme dönemine kadar dikim yapılabilir. Bu bölgelerde en uygun dikim zamanı sonbahar döneminde ağaçlar yapraklarını döktükten sonra, soğukların başlamasına kadar olan zamandır.
              Fidan çukurunun açılması sırasında toprak çok nemli ve kesekli olmamalı, toprak kolay parçalanabilir olmalıdır. Fidan çukurları açılırken üsten çıkan toprak ayrı, alttan çıkan toprak ayrı olarak yığılır. Dikilecek meyve fidanının dikim budaması dikimden önce yapılmalıdır. Kökleri kopuk, yaralı, kurumuş, fazla uzun, üst üste gelmiş kökler budanarak ayıklanır. Taç kısımları dallı ise dalların üzerinde 2-3 göz kalacak şekilde dallar budanır. Meyve fidanını çeşidine ve verilecek budama şekline göre cevizler 80-120 cm’den diğer meyve fidanları 60-80cm den aşı gözüne bakan bir göz üzerinden tepe vurma işlemine tabi tutmak gerekir.
 Fidan köklerinin altı boş kalmayacak şekilde; taş, kesek gibi köklere zarar verebilecek cisimler ayıklanarak aşı yeri toprağın 3-5 cm üstünde kalacak şekilde çukura yerleştirilir. Köklerin üstüne biraz toprak örtülür ve fidanın çukurunun her tarafındaki toprak iyice çiğnenerek köklerin toprakla teması sağlanır.
             Fidan çukuru tamamen doldurulur ve aşı yeri açıkta bırakılır. Bu işlemler Dikim tamamlandıktan sonra can suyu verilir.
  
              KASABAMIZDA AŞI ZAMANI VE ÇEŞİTLERİ
                  Meyvelerde aşı, aynı tür ve çeşit içerisindeki iki bitkinin birleştirilerek tek bir bitki elde etme metodudur.
              Aşı; 1- kalem aşısı
                   2-
Göz aşısı olarak ikiye ayrılmaktadır.
             Kalem aşıları; kabuk, yarma, kakma, köprü, dilcikli ve omega aşısı olarak adlandırılır. Kalem aşılarında daha çok kabuk ve yarma aşısı tercih edilmektedir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılmaktadır.
                    Göz aşısı; "sürgün ve durgun" göz aşısı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sürgün göz aşısı ilkbaharda durgun göz aşısı ise sonbaharda yapılmaktadır. Göz aşıları yongalı, yama ve T göz aşısı olarak adlandırılmaktadır. Bu aylarda yapılacak aşı çeşidi Kalem aşısıdır. Şubat,Nisan ayları arasında yapılmaktadır."Sürgün göz aşıları" iseMayıs ayı sonlarında başlar Temmuz ayının ortalarına kadar devam eder. "Durgun göz aşısı" ise Temmuz ayı ortalarında başlar Eylül ayına kadar devam eder. Göz aşılarında daha çok T göz aşısı yaygın olarak kullanılmaktadır.
                   Aşı kalemini hastalıksız sağlıklı ağaçlardan almalıyız. Aşı kalemi, ağacın güneş gören, pişkinleşmiş, üzerinde 2-3 tane sağlam göz bulunan, odunlaşmış, özelliği bilinen genç sürgünlerden alınmalıdır.  Alınan aşı kalemi hemen uygulanmayacaksa 0-4 C aralığında buzdolabında, kum veya toprak içerisinde saklanmalıdır. Aşılama; yağışlı, soğuk ve çok sıcak havalarda yapılmamalıdır. Bu etkenler aşılamayı olumsuz yönde etkilemektedir.
                   Aşı zamanı ağaçlarda öz su yürüme başladığı ve kabuğun canlı olduğu zaman tercih edilmelidir. Pratik olarak aşı belirleme zamanı odun tabakasının odun dokusundan kolayca ayrıldığı zamandır. Aşı yapılacak bazı meyveler aynı türden olması münasebetiyle kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Özellikle sert çekirdekli meyveler kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Bunlar, Erik, Kayısı, Şeftali ve Bademdir.
                    
                      KOLAY GELSİN. BÜTÜN BAHÇIVAN VE ÇİFTÇİLERİMİZE BOL KAZANÇLI YILLAR DİLERİM.
 
              Memleket Özlemi çekenler için bir kısa şiir ;
                  Analar kavurmayı ekmeğe sararken,
                  Camız vardı, inek vardı, keçi vardı.
                   Cingil vardı ,kese vardı. Bir tat vardı.
                   Denge kurulup peynir yapılırken,
                   Yoğurt çalınıp kaymak bilinirken
                  Akşam evde yarenlikle geçerken
                  Gün vardı, güneş vardı, Gecede tad vardı.
                  Hazal süpürülür Çalı çırpı toplanırken.
                  Ekmek damı hazırlanır, Tandır yakılırken,
                 Yufka açılır, Şepe yapılırken.
                  Kış vardı, kar vardı, dert vardı Umut vardı.  Yağlı ekmekler, sıkma dürümler,  Keyf verir yorgunluğa geçer günler,  Salçalar, reçeller, kışlık etlikler,  Asılır hevenkler, kurulur sirkeler,  Kaynatılır pekmez yalanır kazanlar,  Komşulara köfter yanında cevizde vardı,  Yaşanan güzelliklerinde Kılan'ında adı vardı.

Yorumlar (0)

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy
  Video Presenter

Son Haber Yorumları

ÇEK bir düğün Hüseyin & M...
helal abime yakışır

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
muttalib misin mutsalakmisin kimsin goster solcular 80 yildi...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
Solcular hiçbir zaman israil borazanciliğı ve amerkan uş...

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
463 unutulmus kod.

TOKİ ve Soğuk Hava Deposu
son yorumu yapan arkadas dogru soyluyon solcular olmasa meml...

Neler Yaşamıştık ?
    Beklenilen zama
Adana'da bir giyim mağazas
http://www.kilanyaylasi.com
    Kasabamızda Meys

Son Siirler

bu vatan kimin
iir: Bu Vatan Kimin? ...oku
HAn duvarları
iir: HAN DUVARLARI -Osmanzade Hamdi Bey'e- ...oku
önyargıyı bırak
iir: Önyargıyı bırak sonyargıya bakNiyet okumaya başlama hemenÖnyargıyı bırak sonyargıya bakÖnüne geleni taşlama hemenÖnyargıy...oku