|

Baki Turhan

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için neler yapmalıyız?
İşte size uzmanlardan Sağlıklı ve uzun bir yaşam için neler yapmalıyız sorusunun yanıtları…
Sağlıklı ve uzun bir yaşam için Doğru Beslenin.. Sağlıklı yaşan için en önemli etkenlerden birisi beslenmemize dikkat etmemizdir.Yediğimiz gıdalarda sebze ve meyvelerin tazeliği çok önemlidir.Doğal ortamda hormonsuz katkı maddesiz büyüyen meyve sebzeleri tercih etmeliyiz.Kurutulmuş meyvelerden de yararlanırken güvenilir ortamda üretimine dikkat etmeliyiz.Bakliyat ve tahıllarda çok önemlidir. Bunları en doğal şekliyle yemeye çalışmalıyız. Katkısız kahvaltı gevrekleri, bulgur ile yapılan besinler, tam ekmek, ev makarnaları, dövülmüş tahıllar sağlığınız açısından oldukça faydalı besinlerdir. Ayrıca uzun yaşama diyetinde mutlaka bakliyat bulunması gerekiyor. Öğünlerinizde ihtiyacınız kadar nohut, mercimek, fasulye ve bezelye bulundurmanız gerekiyor. Sağlığınız açısından kızartmalarla aranızı açmanız şart! Özellikle önceden kızartılarak dondurulmuş hazır yiyeceklerden kesinlikle uzak durmaya bakın. Evde dahi yapsanız, yağda kızartmaları mümkün olduğunca azaltmalısınız. Yaptığınız yemekler için de yağ seçerken tercihinizin genelini zeytinyağından yana kullanın. Zeytinyağı, sağlığınız ve güzelliğiniz için tek hazinedir. Haşlanmış sebzelerin ve buharda yapılmış yemekler her zaman için daha sağlıklıdır. Tabi vitamin ve minerallerin ölmemesi açısından aşırı haşlamamak en doğru olanıdır. Barbeküde, ızgarada ve ya yanmış yiyeceklerden de uzak durmanız yararınıza olacaktır. Yiyeceklerin yanmış kısımlarını mutlaka temizleyin. Sağlıklı ve uzun bir yaşam için 3 Beyazdan Uzak Durmalısınız Hayvansal proteinleri çok almamaya dikkat edin. Aşırı yağlı et, tam yağlı süt ürünleri, derisi alınmış tavuk vb besinleri çok tüketmek bazen sakıncalı olabiliyor. Çünkü bir erkeğin ortalama günde100 gr, bayanın ise 50- 75 gr proteine ihtiyacı vardır. Bu ise; 3- 4 köfte kadar et, balık ve tavuk anlamına gelmektedir. Ana öğünleri olduğu gibi, ara öğünleri de atlamamaya özen gösterin. Kahvaltınızı kısa bir zaman dilimi içerisine sokmayın ve sakin, yavaşça sindirilen, protein alabileceğiniz bir kahvaltı seçin. Sabah kahvaltılarınızda çeşit olmasına özen gösterin. Yağsız sütle karıştırmış olduğunuz kahvaltı gevrekleri, kuru meyveler, ceviz, yoğurt ve taze meyvelerden mutlaka faydalanın. Konserve edilmiş ve tuzlu yiyeceklerden, unlu gıdalar, cips, paketlenmiş yağlar, aşırı şekerli hazır gıdalardan uzak durun.Ara öğünleriniz için erik, birkaç ceviz, az yağlı yoğurt, kuru kayısı, fındık ya da badem tercih edin. Mümkün mertebede az şeker ve tuz tüketin. Şeker ve tuz, yaşlandırma etkisi olan maddelerdir. Klasikleşmiş gibi görünen ama yaşam felsefemizin ana kuralı olması gereken “3 beyazdan uzak durun” kuralını ihlal etmeyin. (beyaz ekmek vb unlu mamuller, şeker ve tuz) Kafein içeren yiyecek ve içecekleri az tercih edin. Günde en ideali 2 kahvedir. Alkol kullanmamanız her ne kadar sizin için en doğru seçenek olsa da, kullanmak istediğiniz takdirde kararında bırakmanız da yeterli olacaktır. Suyu bol miktarda için. Yemeklerde değil, aralarda tercih edin..
Sağlıklı ve uzun bir yaşam için Organik Besinlerden Vazgeçmeyin Yeşilliklerin yiyeceklerinizde bol miktarda olması, her zaman sizin yararınızadır. Maydanoz, dereotu, nane, tere, tarhun vb diğer yeşillikleri de bol miktarda tüketin, yemekleriniz ve yapacağınız yeşil mevsim salatalarınızda bulundurmayı ihmal etmeyin. Sağlıklı ve uzun bir yaşam için organik yiyecekler tüketmeye önem verin. Yiyeceklerin daima koyu renklilerini ve taze olanlarını tercih edin. Günde 3 öğün ve her öğünde aşırı beslenmeye çalışmak yerine, sık öğünler halinde ve her öğünde azar azar olacak şekilde beslenin. Hem midenizde hazmı kolay olur, hem de çabuk acıkmayı önlemiş olursunuz. Fakat, çeşitli sağlık problemleriniz varsa (örn; kalp- damar hastalıkları, şeker hastalığı, hipertansiyon, gut hastalığı vb.) doktorunuzun veya iyi bir diyetisyenin yardımını alarak durumunuza uygun bir beslenme planı seçin. Çay tercih ederken de bitki çaylarının mucizevî yararlarını sakın es geçmeyin. Daima, ada çayı, ıhlamur, yasemin çayı, nane çayından faydalanın. Aşırı demli ve ya beklemiş çayların zararlı olduğunu unutmayın. Siyah çay ve yeşil çayı da dengeli tüketmeye çalışın.
Baki Turhan Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fak. Hastanesi
KASABAMIZDA MEYVECİLİK VE BU AYLARDA YAPILACAK İŞLER Genel olarak yapılacak işler a) Toplu meyvecilik kurulacak sahalar ile eski tesisler sürülür ve gübrelenir. b) Fidan dikimine birçok bölgelerde devam edilir c) Meyvelerde budama ile birlikte aşılama işleri de devam eder. Ilık bölgelerde sert çekirdekli meyveler çiçek açabileceğinden donlara karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni kurulan meyve bahçelerine can suyu verilmelidir. d) Çeşitli zararlı ve hastalıklara karşı mücadeleye devam edilmelidir. Özellikle armut göz kurdu, püseron ve zeytin güvesine karşı önlem alınmalıdır. KASABAMIZDA BU AYDA YAPILACAK İLAÇLAMA Bordo bulamacı; Hazırlanışı ve uygulaması: Bordo bulamacı çok sayıda fungal ve bakteriyel hastalıklara karşı kullanılabilen bir tarım ilacıdır. Özellikle sonbaharda (yaprakların ¾’ü yada tamamı döküldüğünde) ve ilkbaharda (gözler uyanmadan önce) meyve ağaçlarına bordo bulamacı uygulandığında, ertesi yıl çıkabilecekpotansiyel olarak bulunan pek çok hastalığa karşı etkili ve ekonomik bir mücadele ilacı olmaktadır.Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan bazı bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir. Bordo bulamacı kullanıma hazır halde ilaç bayilerinde bulunabileceği gibi, bakır sülfat (göztaşı) ve kireç ile hazırlanıp kullanılması da mümkündür. Ancak hazır bordo bulamacı kullanılması halinde, kullanma dozunun önceden iyi bilinmesi gerekmektedir. Bordo bulamacının kullanıldığı meyveler: Elma ve armut kara lekesi, armutlarda memeli pas, yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında ateş yanıklığı, monilya, eriklerde cep hastalığı, kayısı ağaçlarında sürgün ve dal yanıklığı, kayısılarda yaprak delen, sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser ve zamklanma, kiraz dal yanıklığı , şeftali yaprak kıvırcıklığı, şeftalide yaprak delen, meyve ağaçlarında armıllarıa kök çürüklüğü, hastalıklarına karşı kullanılabilmektedir.
GÜBRELEME VE GÜBRE ÇEŞİTLERİ
Tarımsal üretimin artırılması için, toprak işlenmeli, ekilmeli, sulanmalı, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmelidir. Bütün bu işlemlerin yanısıra bitkiyi besleyici, üretimi artırıcı çarelere de başvurmak gerekir.Bitkiler de insanlar ve hayvanlar gibi gelişmeleri için beslenmek zorundadırlar. Bitkiler besinlerinin büyük bir kısmını topraktan kökleri vasıtasıyla alırlar. Toprakta, yetiştirilen bitkilerin ihtiyacını karşılayacak miktarda besin maddesi yoksa, gübreleme vasıtasıyla toprağa bitki besin maddesi verilmesi gerekir. Toprak eğer beslenmezse, bir süre sonra besin maddelerinin eksilmesi nedeniyle üretim azalır. Yeterli ve kaliteli ürün alabilmek için toprağın beslenmesi gerekir.Gübreler yapılarına göre "işletme" ve "ticari" gübre olmak üzere iki gruba ayrılır.
1- İşletme gübreleri;
İşletme gübrelerinin hayvan gübresi, yeşil gübre, kemik unu, kan tozu, boynuz ve tırnak tozu gibi çeşitleri vardır. Ancak işletme gübreleri içerisinde en çok, hayvan gübresi kullanılır.
Ahır gübresi:
Ahır hayvanlarının ve katı dışkıları ile yataklıklarının artıklarından oluşan karışıma ahır gübresi denir.
Faydaları nelerdir?
Ahır gübreleri bitkilerin gelişimi için gerekli besin maddelerini sağlar. Aynı zamanda toprağın yapısını tarıma uygun hale getirir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini düzenler.Ahır gübresinin toprağa verilmesi sonucu toprağın su tutma kapasitesi artar, geçirgenliği olumlu yönde etkilenir. Böylece ahır gübresi, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akmasına buharlaşmasına ve tarıma elverişli toprakları taşıyıp götürmesine engel olur . Gübreleme ile toprağın tarlada tutulması erozyon tehlikesine karşı tedbir olarak düşünülmelidir.
Ahır gübrelerinin uygulandığı topraklar daha kolay tava gelir ve işlenmesi kolaylaşır. İnce yapılı kumlu toprakların parça bağlılığını gevşetir, hava boşluklarını artırır ve toprağa bitki gelişimi için uygun bir yapı kazandırır.
Yeşil gübre:İşletme gübrelerinden biri de yeşil gübredir. Yeşil gübre baklagil cinsi bitkilerinden seçilir. Baklagiller havanın azotundan yararlanarak, köklerinde azot depolayan ve toprağın azotça zenginleşmesini sağlayan bitkilerdir.
2-
Ticaret gübreleri:Gübreler içerisinde en sıklıkla kullanılan tür, ticaret gübreleridir. Gübre bayilerinde satılan ticaret gübreleri, bileşimlerinde bir veya birden fazla bitki besin maddesini birarada bulundurur. İşletme gübrelerinden farklı olarak yüksek miktarda bitki besin maddesi içerir ve suda kolayca çözünürler. Çeşitleri; Ticaret gübreleri içerdikleri besin maddelerine göre;
a)
Azotlu
b)
Fosforlu
c)
Potasyumlu
d)
Kompoze gübreler olarak 4 ana gruba ayrılırlar.
Azotlu gübreler:
Amonyum sülfat (Şeker)
Amonyum nitrat (Nitrat)
Üredir.
Bu aylarda hangi ıicari gübre kullanılmalı?
Bu aylarda meyvelere verilecek en yararlı ticari gübre "Azotlu" gübreler olmalıdır.
Terkibinde % 21 azot bulunan amonyum sülfat, asit reaksiyonlu topraklarda uzun süre kullanılırsa asitlenme yapabilir. Bu nedenle amonyum sülfat yerine amonyum nitrat kullanılmalıdır. Azotlu gübrelerden üre, içerisinde en fazla azot bulunduran gübredir. 100 kilogramında 45-46 kilo saf azot bulunur. Suda tamamen erir, beyaz renkli ve yuvarlak tanelidir. Üre bütün bitkilere rahatlıkla uygulanır. Sonbahar ve İlkbahar gübrelemelerinde, bitkinin gelişme dönemlerinde de kullanılabilir. Ürenin fazlaca verilmesi gerektiği durumlarda, verilecek miktar birkaç kısma bölünerek uygulanmalıdır. KASABAMIZDA MEYVE FİDANI DİKİMİ Fidan dikim zamanı dikim yapılacak yerin iklim şartlarına göre değişir. Kışı soğuk geçen az kar yağan ve toprağın donma tehlikesi olan yerlerde fidan dikimi erken ilkbaharda ağaçlara su yürüme dönemine kadar yapılabilir. Don tehlikesi olmayan yerlerde sonbahardan başlayarak ağaçlara su yürüme dönemine kadar dikim yapılabilir. Bu bölgelerde en uygun dikim zamanı sonbahar döneminde ağaçlar yapraklarını döktükten sonra, soğukların başlamasına kadar olan zamandır. Fidan çukurunun açılması sırasında toprak çok nemli ve kesekli olmamalı, toprak kolay parçalanabilir olmalıdır. Fidan çukurları açılırken üsten çıkan toprak ayrı, alttan çıkan toprak ayrı olarak yığılır. Dikilecek meyve fidanının dikim budaması dikimden önce yapılmalıdır. Kökleri kopuk, yaralı, kurumuş, fazla uzun, üst üste gelmiş kökler budanarak ayıklanır. Taç kısımları dallı ise dalların üzerinde 2-3 göz kalacak şekilde dallar budanır. Meyve fidanını çeşidine ve verilecek budama şekline göre cevizler 80-120 cm’den diğer meyve fidanları 60-80cm den aşı gözüne bakan bir göz üzerinden tepe vurma işlemine tabi tutmak gerekir. Fidan köklerinin altı boş kalmayacak şekilde; taş, kesek gibi köklere zarar verebilecek cisimler ayıklanarak aşı yeri toprağın 3-5 cm üstünde kalacak şekilde çukura yerleştirilir. Köklerin üstüne biraz toprak örtülür ve fidanın çukurunun her tarafındaki toprak iyice çiğnenerek köklerin toprakla teması sağlanır. Fidan çukuru tamamen doldurulur ve aşı yeri açıkta bırakılır. Bu işlemler Dikim tamamlandıktan sonra can suyu verilir. KASABAMIZDA AŞI ZAMANI VE ÇEŞİTLERİ Meyvelerde aşı, aynı tür ve çeşit içerisindeki iki bitkinin birleştirilerek tek bir bitki elde etme metodudur. Aşı; 1- kalem aşısı 2-Göz aşısı olarak ikiye ayrılmaktadır. Kalem aşıları; kabuk, yarma, kakma, köprü, dilcikli ve omega aşısı olarak adlandırılır. Kalem aşılarında daha çok kabuk ve yarma aşısı tercih edilmektedir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılmaktadır. Göz aşısı; "sürgün ve durgun" göz aşısı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sürgün göz aşısı ilkbaharda durgun göz aşısı ise sonbaharda yapılmaktadır. Göz aşıları yongalı, yama ve T göz aşısı olarak adlandırılmaktadır. Bu aylarda yapılacak aşı çeşidi Kalem aşısıdır. Şubat,Nisan ayları arasında yapılmaktadır."Sürgün göz aşıları" iseMayıs ayı sonlarında başlar Temmuz ayının ortalarına kadar devam eder. "Durgun göz aşısı" ise Temmuz ayı ortalarında başlar Eylül ayına kadar devam eder. Göz aşılarında daha çok T göz aşısı yaygın olarak kullanılmaktadır. Aşı kalemini hastalıksız sağlıklı ağaçlardan almalıyız. Aşı kalemi, ağacın güneş gören, pişkinleşmiş, üzerinde 2-3 tane sağlam göz bulunan, odunlaşmış, özelliği bilinen genç sürgünlerden alınmalıdır. Alınan aşı kalemi hemen uygulanmayacaksa 0-4 C aralığında buzdolabında, kum veya toprak içerisinde saklanmalıdır. Aşılama; yağışlı, soğuk ve çok sıcak havalarda yapılmamalıdır. Bu etkenler aşılamayı olumsuz yönde etkilemektedir. Aşı zamanı ağaçlarda öz su yürüme başladığı ve kabuğun canlı olduğu zaman tercih edilmelidir. Pratik olarak aşı belirleme zamanı odun tabakasının odun dokusundan kolayca ayrıldığı zamandır. Aşı yapılacak bazı meyveler aynı türden olması münasebetiyle kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Özellikle sert çekirdekli meyveler kendi aralarında çapraz aşı yapılabilir. Bunlar, Erik, Kayısı, Şeftali ve Bademdir. KOLAY GELSİN. BÜTÜN BAHÇIVAN VE ÇİFTÇİLERİMİZE BOL KAZANÇLI YILLAR DİLERİM. Memleket Özlemi çekenler için bir kısa şiir ; Analar kavurmayı ekmeğe sararken, Camız vardı, inek vardı, keçi vardı. Cingil vardı ,kese vardı. Bir tat vardı. Denge kurulup peynir yapılırken, Yoğurt çalınıp kaymak bilinirken Akşam evde yarenlikle geçerken Gün vardı, güneş vardı, Gecede tad vardı. Hazal süpürülür Çalı çırpı toplanırken. Ekmek damı hazırlanır, Tandır yakılırken, Yufka açılır, Şepe yapılırken. Kış vardı, kar vardı, dert vardı Umut vardı. Yağlı ekmekler, sıkma dürümler, Keyf verir yorgunluğa geçer günler, Salçalar, reçeller, kışlık etlikler, Asılır hevenkler, kurulur sirkeler, Kaynatılır pekmez yalanır kazanlar, Komşulara köfter yanında cevizde vardı, Yaşanan güzelliklerinde Kılan'ında adı vardı.
 |